Çoktan beri "sükût-u hayal" oldu. Hayal düşüp "düş kırıklığı" yaratmıyor da, susup kalıyor, dile gelemiyor hattı zatında... Dil olayına giriyoruz burada. Yani mesela; ekskavatör yerine kazaratar, konjonktür yerine topludurum diyoruz. Prospektüs yerine tanıtmalık okuyor, okutuyoruz. Transformatör mü? Değiştirgeç oluyor o da. Şahitten tanığa, mahsülden ürüne atlıyoruz. Net'çe itibariyle (bu dili arı soksun), düzeltiyorum. Kayıp bir dilin izini sürüyoruz. Bulanların müdüriyete müraacat etmesi rica olunur.
•• Frank Greenaway
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder