Salı, Eylül 02, 2008

Taht-ül Kale'den, Latte Art Günleri'ne..




Yemen Valisi Özdemir Paşa (152-1566), keşfettiği kahve çekirdeklerini osmanlı sarayına getirir. Osmanlı ise; İkinci Viyana kuşatması'yla batıya taşıdı çekirdekleri. Kanuni döneminde "günah" diye yasaklandı. Kurukahveci Mehmet Efendi ve Mahdumları, 1871 yılında Taht-ül Kale'de (Tahmis Sokak) ilk dükkanlarını açarlar. Kahve çekirdeklerinden taze çekilmiş kahve satışı böyle başlar memleketimde...

Geçtiğimiz günlerde İstanbul'un karşı yakasına geçtim. Nadiren yaptığım bu eylemi faydalı hale getirmek için dünyanın öbür ucuna gidip kahveyi meslek edinerek dönen bir dostumu da ziyaret ettim. ben tanıdığımıda da mucizevi bir varlıktı, alnının ortasında parıldayan boynuzuyla..
Hem kahve içtim serinledim yakıcı ağustos gününde, uzun zamandır, orada burada rastladığım "Latte Art"ın sırrına vakıf oldum hemde..

Kahvenin köpüğünün üzerindeki bu eserlerin üretiminde bir tür teknoloji kullanıldığını sanıyordum. Laser teknolojisiyle, bir kalıp yardımıyla filan çiziveriyorlar sanıyordum. Öyle değilmiş. Tamamen el becerisiymiş. İçmeye kıyamazsın..



•• Şerif Başaran

Hiç yorum yok :