Çarşamba, Mart 03, 2010

Kıçınıza kaçsın!

Evet, sahiden. Bu yazı 10 yıldır her fırsatta akıl vermekten geri durmayan, sanki on yıldır çeşitli yöntemleri denememişim gibi cin fikirler üretenlerin ve öncelikle de "Anneni niye devlet hastanesine yatırmıyorsun, yazık değil mi o kadar para harcıyorsun? Götür eşşek gibi bakacak vatandaşına" diyen arkadaşımın ve aynı fikirde olanların cümlesinin kıçına girsin. "Ah.." dersem de dilim tutulsun. Neyse.. Havalar ısınmaya, annem huysuzlaşmaya başladı. Ufak ufak agresyon gösterileri de vücuda geliyor. İlaç içmesi için peşinde dolaşıyorum. Son olarak gece vakti pişirdiğim bir tencere yemeği sabahında çöpe döktüğünü, cevaben de "iki günlük yemek ayol yenir mi?" dediğini duyunca hastaneye yatma vaktinin geldiğini açık ve seçik anlamış bulundum.

Annemin hastaneye yatma zamanı geldi. Tesadüfe bakınız ki beş kuruş param da yok. Anlayacağınız, annemi yine La Paix'ye yatırıp gecesine 200 lira ödeyemeyeceğim. Öyleyse istikamet Erenköy. Attı mı işkembesinde bok kalmayan, "Yaww yazık parana sokakta mı buluyorsun, resmen şımarıklık. Herkesin anası ana, bi senin anan mı kıymetli? boyutunda hırpalayarak konuşan kabadayı arkadaşlarımdan birini aradım. O da bir- iki tanıdığına telefon etti. Dün gece hastanenin müdürü aradı, annemin durumunu izah ettim. "Getirin.." dedi. Bu sabah da, annemi bohçalayıp yola düştüm. Nöroloji Kliniği'nde boş yere geçen 2 saatten sonra Hastane Müdürü yemekten döndü ve bizimle hemen ilgilendi de annemi Acil'e yönlendirdiler. Yanımdan da acildeki vatandaşa telefon açtı. "Ahbabımdır yatışını yapın.." Yanımızda bir hademe ile Acil binasına gittik. Yeşil Oda'da psikolog olduğunu söyleyen yağız vatan evladı ile karşı karşıyayız. Yağız delikanlı annemi odaya alırken, La Paix'den alışkın olduğum üzere dışarıda kalmaya meyil ediyorum. İkimizle tek tek görüşecek sanıyorum ama yağız oğlan ünlüyor:

- Geç, sen de otur şöyle (bana diyor)
- Hasta teyzemiz mi?
- Evet.
- Nesi var?
- (Raporlararını uzatıyorum)Bipolar..
- Hmmm.. Ölmek istiyor musun teyze?
- Yok evladım.
- Yani içinde ölmekle ilgili bir istek yok mu?
- Yok evladım.
- Neyin var teyze?
- Hiçbir şeyim yok iyiyim..
- İlaçlarını alıyor musun?
- Alıyorum.

Her hastane yatışında bu senaryo oynandığı için sakinim. Şimdi doktor annemi odadan çıkaracak ve konuşmaya benimle devam edecek diye bekliyorum. Öyle olmuyor.
- Bu hasta yatışa uygun değil.
- Efendim?
- Yatışa uygun değil. Prosedür açık. Ölmek istemiyor, içinde ölmekle ilgili en küçük bir istek bile yok.
- Var demedim zaten de.. Ancak..
- Ancak mancak yok kardeşimi yatırmayız bu hastayı. Burası bakım evi değil, akıl hastanesi. Madem ki annen, bakmakla sorumlusun. Bakamıyorum yok, bir yolunu bulup bakacaksın, bizim sorunumuz değil bu anladın mı?
- Ama Doktor Bey..
- Sıradaki hasta lüften..


.

11 yorum :

bokbocesii dedi ki...

yuh ya.sadece öküz vasıflarına sahip doktorları alıyorlar devlet hastanelerine, eminim artık.

Pelin Pelister Akyürek dedi ki...

Allah kahretsin bunları, ellerine düşürmesin ne diyebilirim ki başka :(

Kara Kalem dedi ki...

Üzüldüm sevgili kardeşim.
Hemde çok.
Eleştiri babında ağzım doludur çok şey söylerim de. Malesef bunun seni teselli etmeyeceğini bildiğimden susmak lazım diye düşünüyorum. Annenin ellerinden öper, acil şifalar dilerim.

Saygılarımla

Ahmet

Merope dedi ki...

geçmiş olsun ranini. çok zor dertler bunlar. benim annemde de 2 senedir başka türlü bir psikolojik rahatsızlık çıktı. ben o zaman anladım ki anneler bizim hastalıgımız. ölseler de, kalsalar da, ne yaparlarsa yapsın iyileşemeyecegiz. ne yapalım..varsın olsun.

tek başına bu yükü sırtlamak da ne kadar güçtür, hayal edebiliyorum. allah yardımcın olsun.

emre kapsız dedi ki...

4 tane soru sorup teşhis koyuyorlar işte adama.. böyle bunlar. o kadın yarın kendini camdan atsa ya da yarın dayanamayıp sen kendini camdan atsan "vah vah" derler. herkes bilir bipolar durumunu kabul etmez. gayet akıllı cevaplar verir. yazık bunlara yazık. paran yoksa bu memlekette öl kardeşim. geçmiş olsun ranini..

hiçbirimizin elinden

cevriye dedi ki...

senin canını daha fazla sıkmak istemem ama sen var olduğun sürece annen kimsesiz sayılmayacağı için devlet koruma altına alınması mümkün değil.

bunu bir kenara koyalım ama erenköy'de annene yaptıkları da öküzlük olmuş. benim kız kardeşim bipolar ve depresif zamanlarında çok çöktüğünde artık yemeğini yediremez hapını içiremez hale geldiğimizde götürüp yatırıyoruz. iki hafta yatırıp sonra eve yolluyorlar. neden size böyle davrandılar hiç anlamadım : (((

ranini dedi ki...

olmamam gerektiğini anladım..

Adsız dedi ki...

üşenme al anneni götür yarın, paralı kısıma yatırmak istediğini söyle havada kaparlar:(( klinikler para kazansın diye artık neredeyse bütün hastaları geri çeviriyorlar. sana paralı kısım var oraya yatırın diye teklifte bulunmadılar mı?

Adsız dedi ki...

beş kurum param yok diyo paralı kısım diye akıl veriyosunuz sizden başka akıllı yok mu okuduğunuzu da anlamıyormusunuz nedir

gezentimezenti dedi ki...

Doktor değil bunlar kasap kasap derdi rahmetli dedem ne doğru söylermiş.

Adsız dedi ki...

bence doktorun bu parlak fikirleriyle ve davranıslarıyla baska bir doktor arkadasına gorunmesi gerekir.sizide o doktora karsı sakin tavırlarınızdan dolayı tebrık ederim...